Tartışmak ilişkiyi yıpratır mı, güçlendirir mi?

Basit tartışmalar herkesin hayatında olabilir. İkili ilişkilerde münakaşa kavgaya varılmadan tatlı dille bitirilmeli.. Sonra tadı kaçabilir ve size zarar verir. Kötü bir gün geçirmiş olabilirsiniz. Bu illa ki sevgiliniz ya da eşinizden acısını çıkarmanız manasına gelmemeli. Yapıcı yönde tartışmalar aksine teması güçlendirirken, öfkeyle başlayan zararla oturtan tartışmaların sonu malum. Uzmanlara göre ise sıhhatli bir temas amacıyla tartışmak vakit vakit gerekli. Ancak dozunu iyi ayarlayıp yalnızca saygılı ve karşılıklı düşünce alış verişi ve dinleyip anlayarak uygulanan tartışmalardan bahsediyorum.  En yakınımız bile olsa her hususta uzlaşmamız olası değil. Herkesin fikri, görüşü, tepkisi değişiktir olaylara karşı. Eşimiz ya da sevgilimiz ile yaptığımız tartışmalar, ilişkimizi sarsmamalı. Hayatın sıkıcı rutininden sıyrılmak adına kadınlar ömürlerine heyecan katacağını ve erkeğin dikkatini çekeceğini zannederek, bazı durumlarda münakaşa çıkarıp nedensiz yere onu önemli noktalara da getirebiliyor. Bir erkeğin nefret ettiği şeylerin başında da bu tür boş tartışmalar geliyor. Hani derler ya, yuvayı dişi kuş yapar, erkek kadın dırdırından kaçar diye.  Çok doğru. Aldatılmadığımız ve kandırılmadığımız prosese eşlerimizi tatsız yere yormayalım. Ha bu tartışmalar yalnızca kadından mı çıkıyor? Hayır. Arada sırada kendinde eksiklikler gören erkekler kadınların daha üstün bulunduğu hallerde lüzumsuz tartışmaları kavgaya getirebilir. Ego davasına, sen ben kavgasına döner olay.. Bu da temas amacıyla tehlikeli bir konudur. Birbirine fazlası açıdan denk olmayan çiftler, ilişkinin başında herşey toz pembeyken aşıkken, bu ilişkinin süreceğine inanır.  Bir vakit sonra evlilik ya da temas ağır gelmeye başlar. Ruhsal bir mesuliyet duygusu, eksiklik hissi bir gocunma hali meydana çıkar. Kadınlar dırdırda gayet iyidir tabii ama, ego yarışlarına girenler ve sırf kendileri bir ismim geride diye kadınları üzen de erkeklerdir! Bu durumdan büyülenen ve biten çoğu temas görüyoruz etrafımıza. Tehditlere, suçlamalara, küfürlere, hakaretlere, takma adlara hem de maalesef şiddete kadar varan hallerde ilişkinin bitmesi bir yana ruhumuz paramparça olur. Bunun da geri dönüşü olmaz.  İnsan yara alır ve bir daha kimseye güvenemez. Bir temasa başlamadan evvel iyice düşünüp, ölçüp tartıp sonra karar vermek gerekir. Kendi ilişkilerinizi bir düşünün. Tartışmalar kuşkusuz olmuştur. Eywallah aşırı boyutlara erişiyor mu, kırıcı ve geri dönüşü olmayan yerlere varıyor mu? Siz ona karşı ne kadar anlayışlısınız? O size saygılı mı?  Anlayışlı olmak da teması ayakta tutan değerlerden biridir. Saygı, sevgi, anlayış, yapıcılık.. Bu değerlerin hepsi özveri ister. Ailenizi ayakta tutar. Yapılan sorunları belki geri getiremezsiniz ama hoşgörü ve iyi niyet varsa, kabul edilmeyecek ve affedilmeyecek bir şey yoktur bence. Tartışmalar ilişkinin kaçınılmaz sonudur aslında. Hiç kimse robot değil sonuç olarak bir gün ters günü olur ve size patlar sebepsiz yere.  Bu amaçla meydana çıkan tartışmaların ucu açıktır. Aynı vakitte değer taşımadığı amacıyla önemsizdir. Mühim olan, size, sevdiğinize ve hayatınıza zarar verecek boyutlardaki tartışmalardır. Bu tarz münakaşalara girmemek biraz bekleyip sakinleşerek uygar bir şekilde ortak noktayı bulmak en doğrusu ve sağlıklısı olacaktır.. Bu konudaki önerilerinizi bekliyorum..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here