Çorbaların şahı işkembe çorbası!

Ne zaman çorba dense, aklıma ilk gelen nedense hep işkembe çorbası olur. Biri, “Çorbacıya gittim” diyorsa, anlayın ki gittiği yer bir işkembe çorbacısıdır. Kim ki, “İçkiyi biraz fazla kaçırdık, sabaha karşı çorba içtim de biraz kendime geldim!” diyorsa, bilin ki içtiği, yine işkembe çorbasıdır. Hem de öyle tencerede pişmiş meyaneli işkembe çorbası değil, düpedüz koca bir tahtanın üstünde taka tuka ince kıyım kıyılmış, “tam tekmil” dediklerinden âlâ bir işkembe çorbası!

Eskiden Istanbul’da işkembe çorbacıları genellikle hep Hıristiyan Arnavutlar’dan olurdu. Üstelik de bunlar birbirleriyle akraba idiler. Gariptir, dükkânlann hepsi de aynı tertipte olduklarından hepsi de az çok birbirine benzerdi. Bizim Balık pazarındaki çorbacının adı İrakli Nova idi. Garip değil mi? Bakıyorum da, zamanla bunca şeyi unutmama rağmen her nedense onun adını unutmamışım! İki kenarı yuvarlak, kırmızıya boyalı tahta tabelanın üstündeki “İrakli Nova İşkembeci” yazısı bile bugün hâlâ gözlerimin önünde… Bu dükkânlann kapısı sağda ya da solda değil de çoğunlukla hep ortada olurdu. Içeri girerken sağda, tezgâhın gerisinde çorba kazan yer alırdı, solda da içinde kellelerin kızartıldığı meşhur tandır… Masalar mermerdi… Duvarda rutubetten yer yer kararmış aynalar, yerde de süpürülüp bir kenara yığılmış ıslak talaşlar… Masaya oturdunuz mu, garson ayaldannı sürüyerek gelir, elinde-ki ıslak bezi mermer masada bir kere daha gezdirerek soran bakışlarını yüzünüze çevirirdi. Gelenler öyle fazla müşkülpesent takmundan değilse, “Çorba!” demekle yetinirlerdi. “Duble mi?” “Hayır tek! Sonra da yarım kelle ayıklat. İyi pişmişlerinden olsun!” Garson girişteki işkembe kazanının arkasındaki ustaya doğru gider, “Çek bir çorba!” derdi. Ama gelen bu işlerden biraz anlayan ve de yediğine içtiğine meraklı biriyse, siparişi biraz daha ayrıntılı verirdi: “Kendi yağmdan, ince kıyım olsun! Sarmısağım, sirkesini getir, ben koyayım!” Ya da, “Ustaya söyle, damardan tuzlama istiyorum!” derdi. Kimisi de peşin peşin şart koşardı: “Söyle ustaya, şirdenden yapsın!” diye…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here