Öküz helvası ( Öksüz helvası) tarifi

Uzun kış gecelerinde gerek ev halkı için, gerekse çok kıymetli misafirlere yapılıp sunulan mahalli bir tatlıdır Öküz Helvası. Çok kıymetli diyorum, çünkü bu tatlıyı yapmak, bilek kuvveti isteyen çok zahmetli bir iştir. Bu sebeple ayda yılda bir yapılır. Ev halkının veya gelecek misafirlerin sayısına göre bir ölçek üzüm pekmezi (olmazsa keçi boynuzu pekmezi de olabilir. Ama üzüm pekmezi tercih edilir), yarım ölçek su ile karıştırılır. Elde edilen bu karışımın beşte biri bir başka kaba alınır. Diğer bölüm ise yeteri büyüklükteki bir kaba konularak ağır ateşte kaynatılır. Kaynayan karışımın içine yeterli miktarda ayrılan elenmiş temiz un yavaş yavaş, yedirile yedirile karıştırılarak hamur kıvamına getirilir. Hamur kıvamına gelen bu karışımın kabına yapışmaması için, biraz tereyağı ilave edilir. Bu aşamada başlanğıçta beşte bir oranında ayırdığımız karışımı pişmekte olan helvamızın üstüne azar azar döker pişirmeye devam ederiz. İşte bu aşamada Allah bileğinize kuvvet versin demek yerinde olur sanırım. Beştebifbk karışımın bitimine kadar pişirilen helva yenilmesi gereken tepsi veya sini üzerine alınır. Tepsi veya sini üzerine alınan helva hünerli ellerle şekillendirilir. Şekillendirme işlemi de şöyle olur: Kabın tam ortasına yüksekçe bir yalakçık, yalakçığın eteklerinden kabın çevresine doğru çömce (büyük tahta kaşık) ile bastırarak yayarız, yer yer yine çömçe ile bastırılarak oluşturulan küçük küçük yalakçılar açılır. Öbür taraftan yeteri kadar kızartılan mis kokulu taze tereyağı sıcak sıcak önce kabın ortasındaki yalak tabir edilen göbeğe doluncaya kadar daha sonra tepsi veya sininin yalak çevresinde oluşan küçük küçük çukurların üzerinde gezdirile gezdirile dökülür. Şu anda güzel Alanyamız’ın meşhur öküz helvası tamamlandı bile. Ben sizlere afiyet olsun derken bir hususuda hatırlatmak isterim. Bu meşhur helvayı yemek için kaşık çatal almaya gitmeyiniz. Kenardan kenardan elle kopararak aldığınız parçaları göbekte bulunan yalak içerisindeki nar gibi kızarmış tereyağıra batırarak “curk curk” yutmanız usulüne uygun olur. Helvanın elle yenmesindeki sevabı Mevlana şu şekilde doğruluyor: “Helvayı uzun parmağı olan yemez, Keybubad’a makbul olan yer.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here