Külük Helvası, Hikayesi, Tarifi ve Yapılışı

Külük helvasının Alanya’da çok eski bir geçmişi vardır. Mevlana zamanında, Horosan’dan gelerek ilçemizin Şıhlar köyüne yerleşen Pirce Alaaddin isminde bir ermiş ve ailesi bu helvayı sıkça yapar yermiş. Hatta bununla ilgili bir rivayet zamanımıza kadar süre gelmiştir. Rivayet şöyle başlar: Pirce Alaaddin’in babası hacca gider. o zamanlar hacca gidip gelmek en az altı ay sürermiş. Hac arefesinde Picre Alaaddin’le annesi yörede külük helvası denilen ve baldan yapılan birtatlı yapmışlar. Bu helvayı yerken annesi: “Ah oğlum babanda olsaydı, bu helvayı çok severdi.” diye söylenmiş. Pirce Alaaddin annesine “ana sen şu helvadan bir tasa bas ben babama yetiştiririm.”der. annesi oğluna “Oğlum sen delimisin Hicaz neresi bura neresi”derken oğul zorla anasına helvayı bir tasa bastırıp gözden kaybolur. akşama yakın eve döner oğul annesine: “Ana yaptığın helvayı babama verdim, sana selamı var.” deyince, annesi “Peki oğlum tas nerede?” der “Onu babam dönüşte getirecek, gelince babama sorarsın” der. Gerçekten babası hacdan dönünce tası çıkarıp eşine : “arefe günü gönderdiğin taze ve sıcak külük helvası için sağlığını dilerim.” deyince, kadın büyük bir şaşkınlıkla ellerini Mevlaya açıp “Yarabbi şu evladımın üstüne bir türbe yapılsın ve dünya durdukça damlasın” demiş. Şıhlar köyüne gidip bu türbeyi ziyaret ederseniz, yaz kış türbenin devamlı damladığını görürsünüz. Şimdi biz gelelim bu tarihi helvanın yapılışına: Bir kg. un, bir kg. bal, ikiyüzelli gram tereyağı. Bal çok hafif kömürde bir saate yakın bir süre karıştırıla karıştırıla ağda haline getirilir. Öbür taraftan bir kg. un ikiyüzelli gr. tereyağında yine hafif kömürde sararmadan iyice kavrulur. Ağda halini alan bal, simit şeklinde kavrulmuş unun üzerine yatırılır. Üzeri kavrulmuş unla kaplanır. Elle sıkılarak, simit halindeki şeklin daima çekilerek ve üst üste atılarak inceltme işlemine devam edilir. Bir kg unun tamamen yedirilmesinden sonra iyice incelmiş tel tel olan helvamızı, ellerimizin avuç içleriyle sıkarak, koparıp koparıp kaplara koyarız. avuç içinde parmaklarımızla sıkılan helvaların sekiz on cm uzunluğundaki bölümlerine külük helvası denir. Taze taze yenildiği gibi serin yerde saklanıp sonra da yenilebilir.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here